Mutlu evlilik; bir şans değildir; çaba, emek, sabır, özveri, uzlaşma, anlaşma ve önemsemenin, sevgi, saygı ve güvenin bir ürünüdür. Mutlu ve iyi evliliğin sırrı bir ilaç karışımı gibi karışık olabilir.

Biraz sevgi, saygı, güven, biraz eşlerin mutlaka vermesi gereken ödünler ve yapması gereken fedakârlıklar, biraz duygusal istikrar ve destek, biraz partnerin verme ve alma ihtiyacını tanıma, biraz finansal güvenlik mutlu evlilik ilacını oluşturan karışımın evrensel sırlarıdır.

MUTLULUĞUN SIRLARI 

Unutmayın, evliliklerde mutluluğun kolay ve kestirme bir yolu yoktur ama ona doğru giden yavaş ve çetin bir yol vardır. Bu yolda 3 önemli unsur göz önünde bulundurulmalıdır: (1) Sevgi, şefkat, bakılma, (2) beğenilme, onaylanma, hayranlık ve (3) arzulanmadır. Bu 3 unsur birbiriyle etkileşim ve uygun bir denge halinde olmalıdır. Bu dengeyi sağlamak içinde şu sözlerime kulak verin:

1- “Partnerinizi olduğu gibi kabullenin ve onu değiştirmeye çalışmayın…”

2- “Yaşanan her sıkıntıda ‘Benim payım nedir?’ sorusuna odaklanın ve kendinizde kendinizce hatalı bulduğunuz davranışları değiştirmeye çalışın, yani suçlamak yerine sorumluluk alın…”

3- “Haklı olmak yerine mutlu olmayı seçin…”

4- “Partnerinizi koşulsuzca sevin ve kabullenin. Değişim için karşılık beklemeyin, ‘Ben şunu değiştirdim, sen de şunu değiştir’ demeden, sabırla, inançla kendinizi değiştirin. Çünkü insanların partnerlerini değiştirme güçleri çok azdır, ancak kendilerini değiştirme güçleri çok fazladır…”

EVLİLİK İŞLERDEN ARTA KALAN ZAMANLARDA İDARE EDİLEBİLECEK BİR KURUM DEĞİLDİR 

Mutlu evliliklerin sırları herkese göre her topluma göre değişkenlik gösterebilir ancak dünyanın her yerinde tüm ilişkilere uyan bazı “iyi geçinme kuralları” vardır. Örneğin sevgi, saygı, güven, yakınlık, mahremiyet ve cinsellik eşleri bir arada tutan, evliliği yürüten çok önemli unsurlardır. Çoğu insan sevginin bir duygu olduğunu sanır, oysa sevgi duygudan ziyade bir mevcudiyet biçimidir. Bu nedenle önemli olan ideal eşi bulmak değil, daha sevgi dolu ve gerçekçi bir insan olabilmektir. Olgun sevgi; “eşlerin birbirine dikkat, kabul, takdir, merhamet sunması”, “empati yapması” ve “kendileri olmakta özgürlük tanıması” üzerinde yükselebilir. Bunlar sağlandığında evlilik; çocukluk yaralarının kanatıldığı bir arenaya değil, bu yaralara merhem olunabilen kutsal bir ilişkiye dönüşebilir. Bu nedenle evlilik çok önemli bir kurumdur, işlerden arta kalan zamanlarda idare edilebilecek bir kurum değildir.

DOĞRU İLETİŞİM ŞART 

Evliliği sürdürmek için bazı “temel iletişim becerileri” vardır, bunlar sonradan öğrenilebilir şeylerdir. İletişim; hak vermeseniz de anlayarak dinlemek, düşünce ve duyguları suçlamadan paylaşabilmek, samimi ve dürüst olarak karşı tarafı adam yerine koymak, fikirlerine ve tercihlerine saygı duymaktır. Böyle bir iletişim becerisini kazanmak zaman alabilir ama her eğitim seviyesinden insan bu becerileri öğrenebilir ve kendini geliştirilebilir.

PSİKOTERAPİST CEM KEÇE

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.